DERNEĞİMİZİN DOĞA GEZİSİ HAKKINDA İZLENİMLER

            17 -18 Nisan 2010 tarihinde Derneğimizin düzenlediği “Doğa Gezisi” ile ilgili olarak Dernek Başkanımız M.Ruhi GÜLLER’in izlenimleri aşağıda sunulmuştur.

            Duyurusunu günler öncesi yapmış olduğumuz Kastamonu, Azdavay,Pınarbaşı “Doğa Gezisi” 17 -18 Nisan Cumartesi – Pazarı  kapsayan günlerde yapılmıştır. Geziye Ödemiş’lilerin yanında onların yakınları olan 40 kişilik bir Doğasever katılmıştır.

            Ankara’dan erken saatlerde yola çıkıldı. Yolda bir kır kahvesinde kahvaltımızı yaptıktan sonra öğle saatlerinde Kastamonu’ya ulaştık. Kastamonu’da meşhur etli ekmek ayran ve baklavasının yenilmesinin ardından Azdavay’a ulaştık. Doğruca Pınarbaşı civarındaki “Ilıca Şelalesi ve Kanyonu”na giderek bu tabiat harikası şelaleyi gezdik. Ardından oradaki bir kır kahvesinde çaylarımızı içtikten sonra “Yanıkali Konağı”na  geçtik. Ormanlık içerisindeki bu 3 katlı ahşap konağa yerleştik. Bu konak Azdavay’daki bazı dernekler aracılı ile Birleşmiş Milletler, AB fonları, DPT ve Çevre Bakanlığı destek fonları ile restore edilmiş. Bu fonlarla bazı dağ köylerinin restorasyon çabalarına destek olunmuş. Akşam yemeğimiz tatlı sohbet ve Ödemiş hatıralarının anlatıldığı ve yöresel yemeklerin yenildiği bir ortamda geçmiştir. Konak gayet temiz, yataklar rahat, odalar banyolu ve sıcak sulu idi. Geceyi temiz bir orman havasında uyuyarak geçiren misafirlerimiz, sabah konak yanındaki “ahır sofrası”nda yenilen kahvaltıdan sonra, bu kez bir dağ köyü olan “Zümrüt Köyü”ne geçtik. Sarp yamaçlarda ve orman içindeki bu köyde yöresel kıyafetler içindeki köylülerin sunduğu yine yöresel “otlu çorba, mantarlı ıslama, ayran ve kabak tatlısından oluşan öğle yemeğinin ardından tekrar Azdavay’a geldik. Azdavay’da “Aşıklar Köprüsü”nü gezip fotoğraflar çektirdik. Bu kez yönümüzü Türkiye’nin ilk tek “Kurtuluş Savaşı Madalyalı” ilçemiz olan İnebolu’ya çevirip, Küre kasabası ve Küre Dağlarının müthiş manzaralı çam ormanları içinden geçerek İnebolu’ya ulaştık. Sahilde bir çay bahçesinde sandviçlerimizi yerken çay ve kahvelerimizi yudumlayıp, bir nebze olsun yorgunluğumuzu attık. Daha sonra yola devam ederek Safranbolu, Karabük yolu üzerinde içtiğimiz çorbaların ardından geç saatlerde Ankara’ya ve evlerimize ulaştık.

            Bu gezide bizi en çok etkileyen, yukarıdaki satırlarda da bahsettiğimiz “çevre koruma fonları” oldu. Bu konularda Ödemiş ve çevresindeki köylerde ve yaylalarda neler yapılabilir konularında çalışmalar yapılması gerekliliğini gözlemledik. Özellikle Ödemiş’li Belediyeler,DPT, Çevre Bakanlığı ve diğer etken kamu kesimlerinde çalışanlar ile diğer gönüllü destek verebilecekleri bir araya toplayıp, konu ile ilgili çalışmaların başlatılmasına Dernek olarak öncü olmayı hedeflerimiz arasına almayı kararlaştırdık.

            Sonuç olarak, Derneğimizin artık her yıl geleneksel hale gelen gezilerimizden birini daha nezih bir toplulukla neşe içinde gerçekleştirmenin mutluluğu içinde bitirmiş olmamızdır. Bu gezimizde bizimle birlikte olan değerli konuklarımıza sonsuz teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunar, bir sonraki faaliyetlerimizde tekrar bir araya gelmek dileğiyle sevgi ve saygılarımızı sunarız.

Yönetim Kurulu