KÜÇÜKMENDERES HAVZASI’NIN 1850-1950 YILLARI ARASINDAKİ EĞİTİM TARİHİNDEN KESİTLER...

 

Mutahhar Aksarı

muaksari@yahoo.com

 

    Elimdeki “İzmir’de Eğitim ve Eğitimciler (1850-1950)” adlı kapsamlı çalışmayı yeni okudum. Bu kapsamlı incelemeyi yapan kişi, şu anda Uşak Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı olan Yrd. Doç. Dr. Sadiye Tutsak. Dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın deyişiyle; “İstanbul’dan sonra en önde gelen sanayi ve ticaret merkezi olan İzmir’de eğitim ve kültürel hayatın gelişim süreci oldukça dikkat çekicidir. Günümüzde olduğu gibi, Osmanlı Devleti’nin son yüzyıllarından Cumhuriyet Türkiyesine geçiş sürecinde Anadolu’nun en önemli liman şehri olan İzmir ve civarında eğitim ve kültürel hayatın nasıl şekillendiği ‘İzmir’de Eğitim ve Eğitimciler (1850-1950)’ konulu araştırma ile ortaya konulmuştur.”

    Tutsak’ın “Önsöz”de belirttiği gibi, “...eğitim tarihimiz üzerinde yapılan çalışmalar, genellikle Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin genel eğitim anlayışı”  üzerinde yoğunlaşmıştır. Bir ilimizi belli  bir dönemde belli bir konuda mercek altına alan çalışmalar çok az sayıdadır. Tutsak; “Osmanlı Devleti’nin klasik eğitiminden sıyrılarak günümüzün eğitim düzenine geçiş devresi, Türk eğitim tarihinin en hassas ve karmaşık kısmıdır.”  saptamasını yaptıktan sonra, kendi kendine şu soruyu soruyor:”En önemli liman şehirlerimizden birisi olan İzmir’de, bu geçiş sürecinde neler yaşanmıştı?” İşte bu sorunun ışığında elimizdeki kapsamlı araştırma ortaya çıkıyor. Tutsak tarafından “İzmir’le ilgili yapılan çalışmalar sırasında eğitim, önemli bir yer teşkil etmemiş”  olduğu da ayrıca gözlemleniyor. Araştırmasında “İzmir şehrinin çevresi ve kazaları da gözardı”  edilmiyor...Böylelikle gerçekten kapsamlı bir ürün ortaya çıkıyor...

    Araştırma üç bölümde ele alınmış: “I. Bölüm ‘Tanzimat Devrinde Klasik Eğitim Anlayışının İzmir’de Uzantısı ve Kültür Hayatının Canlanması’, II. Bölüm ‘Yenileşme Döneminde İzmir’de Eğitim’, III. Bölüm ‘Cumhuriyet Devrinde İzmir’de Eğitim ve Kültür Hayatının Teşkilatlanması”. Dönemin kültür hayatının eğitimle birlikte ele alınmasını şöyle açıklıyor Tutsak:”...eğitim ve kültür, birbirini tamamlayan ayrılmaz bir bütündür. İzmir’in kültür hayatının canlanmasına katkıda bulunmuş pek çok kişinin okullarda öğretmenlik yapması bunun en güzel misalidir.”

   Tutsak, bu araştırmasını yaparken pek çok  kolaylıklar yaşadığı gibi zorluklarla da karşılaşmış. Özellikle zorlukları ve gördüğü eksiklikleri yetkili ve etkililerin bilmesi açısından buraya alıyorum:”Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi Cumhuriyet Arşivi’ne devredildiği için burada çalışmamıza izin verilmedi. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Arşivi ise dağınık bir halde olduğundan dolayı buradaki dosyalardan faydalanmak zor ve zahmetli oldu. Atatürk Lisesi Arşivi dışında tasnif edilmemiş olan okul arşivleri oldukça bakımsızdı. Diğer okullardaki eski vesikalar muhafaza edilememiştir." Sanırım, konu anlaşılmıştır...

   Bu araştırmadan yararlanarak Küçükmenderes Havzası’nın 1850-1950 yılları arasındaki 100 yıllık değişim sürecini adım adım birlikte göreceğiz...Değerli bilim insanı Yrd. Doç. Dr. Sadiye Tutsak’a, böylesine kapsamlı bir eğitim tarihi araştırmasını gerçekleştirdiği için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum...                                                           20 Ağustos 2003 / Ticaret

*****

Birgi-Mescidli Köyünde Hafize Sultan Vakfı

   18. yüzyılın sonlarında Osmanlı “Maarif idaresinin bütün ıslah çalışmalarına rağmen vakıfların mektepler üzerinde nüfuzları vardı.”  Cami ve mektepler özel kişilerin kurdukları vakıflar eliyle tamir ediliyordu. “Ödemiş kazasına bağlı Birgi nahiyesinin Mescidli köyünde Hafize Hatun Vakfı’na ait olan cami ve bitişiğindeki mektep, 1906 yılında harap durumdaydı. Mektep ve cami vakıf tarafından tamir edilecekti.”(1) Ödemiş’te ve çevre ilçelerde o yıllarda kurulan Vakıflar, ayrıca incelenmeye değer!

*****

 

 

 

En Fazla Medrese Ödemiş’te

   “1919 yılında İzmir sancağında toplam 127 medrese binasının olduğu”  saptanıyor. Bu medreselerin sayılarına bakıldığında, “50’si Ödemiş, 20’si Tire ve 1’i Bayındır” (2)  ilçesinde görülüyor. Koskoca İzmir’in ise, sadece 27 tane medresesi varken, Ödemiş en fazla medrese binasına sahip ilçe konumunda.

*****

 Vakıf Kütüphaneleri

   Vakıf Kütüphaneleri: İzmir’de kütüphaneler camilerin bünyesinde idi. Osmanlı devleti’nin en önemli şehirlerinden birisi olan İzmir’de umumi bir kütüphane yoktu. İzmir’de en meşhur Hisar, Şadırvan ve 4.000 cilde yakın kitabı olan Müftü Cami kütüphaneleridir. Rumların büyük mektebi olan Evangelike Mektebi’nin kütüphanesinde 15.000 cilt kitap mevcuttu. Fransızların Propaganda Mektebi’nde 10.000’e yakın eseri olan bir kütüphane vardı.”  1891 yılında İzmir sancağındaki 19 kütüphanenin içinde “Ödemiş’te 3, Tire’de 1, Bayındır’da 1”(3) kütüphane sayılıyor.

*****

Ödemiş, Tire ve Bayındır’daki Kütüphaneler  

 Şimdi de yukarda sayılarını verdiğim kütüphaneleri tanıtayım:

”Ödemiş’teki kütüphaneler:

1- Yeni Cami Kütüphanesi, kasabada iane yolu ile kurulmuş. Kuruluş tarihi meçhul. 1898 ve 1910 yıllarındaki kitap sayısı 534.

2- Beyzade Kütüphanesi, Birgi’de Beyzade tarafından kurulmuş. Kuruluş tarihi meçhul. 1898’de 118,

1910 yılında ise, 182 tane kitabı var.

3- Hacı Şakir Efendi Kütüphanesi, Birgi’de Hacı Şakir Efendi tarafından kuruluyor. Kuruluş tarihi, meçhul. 1898’de 300 tane kitabı varken, bu sayı 1910 yılında 150’ye iniyor.

Tire’deki Kütüphaneler:

1- Necip Paşa Kütüphanesi, Necip Paşa tarafından kasabada 1827 yılında kurulmuş. 1898’de 1274 kitabı varken, bu sayı 1910 yılında 1410’a çıkmış.”(4)

*****

Tire’de yaşamış Fikir ve Sanat Adamı Mustafa Keşfi Efendi

  Dönemin önemli fikir ve sanat adamları da yaşıyor Küçükmenderes Havzası’nda. Bunlardan biri olan “Yozgat’lı olan Çukurzade Hacı Mustafa Keşfi Efendi (1830(?)-1890), Halveti tarikatındandır. Yozgat ulemasından Kara Mustafa Efendi’den, Kayseri füzelasından Hacı Torun Efendi’den, dersaadet dersiamlarından Kavalalı Yusuf Efendi’den, sonra da Manisa müftüsü Hacı Evliyazade Ali Efendi’den icazet aldı. Büyük bir kısmı İzmir şehrinde olmak üzere İzmir ve TİRE’de kırkbeş sene ilimle meşgul oldu. Bu sürede beşyüze yakın ilmî icazet verdi. 1890 yılında vefat eden Mustafa Keşfi Efendi, vasiyeti gereği Muhaşşî-i Mirat İzmiri’nin yanına defn edildi.”(5)

*****

 

Maarif Komisyonlarımız

   Sırasıyla İzmir sancağı kazalarında Maarif Meclisi -“Vilayet Maarif Meclisleri, Maarif Nezareti’nin vilayetlerdeki birer şubesi durumundaydı. Nezaretinin aldıkları kararları vilayetlerde uygulayan Maarif Meclisleri, yörelerindeki maarifle ilgili meseleleri tartışır ve karar bağlarlardı. Kazalarda kaymakamlar maarif komisyonlarının başkanıydılar. Uygulamada en çok mekteplere arsa bulma, bina inşa ettirme, mali meseleleri çözme konularında başarı göstermişlerdir. Nüfuzlu kişilerin Maarif Meclislerinde görev almaları bunda etkili olmuştur. Devlet, Maarif Meclisleri sayesinde halkın maarife ilgisini arttırmaya çalışmıştır.”- veya Komisyonlarında 1901 ile 1908 yıllarında görev yapmış üyelere bir bakalım:

Bayındır Maarif Komisyonu:

(1901) Reis : Mehmet Ali Efendi.  Azalar : Mustafa, Mehmed Ali, Edhem, Katip Niyazi Efendiler.

(1908) Reis : Sadık Efendi.  Azalar : Ali Bey, Emin, Mehmed Nuri, Mehmed Ali, Katip İbrahim, Kura Mekatib-i Umumiye Müfettişi Hafız Hüsnü Efendiler.

Ödemiş Maarif Komisyonu :

(1901) Reis : Müftü Efendi. Azalar : Abdurrahman, Hacı Mehmed, Hacı Molla, Ali Hasan, Hacı Ali, Katip Şerif Efendiler.                                                     22 Ağustos 2003 / Ticaret

(1908) Reis : Hafız Lütfi Efendi. Azalar : Abdurrahman, Hacı Muhtar, Hacı İbrahim, Kolağası Hamdi, İsmail Ali, Katip ve Sandık Emini Mustafa Efendiler ile Halil Bey.

Tire Maarif Komisyonu :

(1901) Reis : Müftü Efendi. Azalar : Ali, Şerif, Mehmed Said, Hafız Mehmet Tevfik, Hacı Hafız Sadık.

(1908) Reis : Ali Efendi. Azalar : Ahmed, Mustafa, Hacı Musa, Hafız Mehmed, Şükrü.”(6)

*****

Ödemiş En Fazla Maarif Hissesi Alan İlçe

   Eğitime gelir sağlamak için İzmir sancağı ve kazalarında pek çok bina inşa ya da tamir ettiriliyor. İşte bir örnek:”Tire’nin maarif gelirlerinden olan Uzgur ılıcası Kahvehanesi 1906 yılında tamir edildi.”  Aydın vilayetinin maarif gelirlerinden İzmir sancağı “maarif hissesi” olarak ayrılan paylara baktığımızda;”Bayındır kazası; 61.264 kuruş (1891), 8.278 kuruş (1899), 59.362 kuruş (1901) ve 25.000 kuruş (1908) alıyor. Tire kazası ise; 82.082 kuruş (1891), 74.490 kuruş (1899) ve 51.458 kuruş (1901) alıyor. Ödemiş kazası da 95.174 kuruş (1891), 74.490 kuruş (1899) ve 51.458 kuruş (1901) alıyor.”(7) 1908 yılında Tire ile Ödemiş’e “maarif hissesi” hiç verilmiyor. Kazalar içinde en çok “hisse” alan Ödemiş oluyor.

*****

İptidai Mektepleri Azalıyor:”Fukara evladını okutacak bir mektep bulamazsa...”

   İzmir sancağında iptidai mektepleri sayılarını gözden geçirdiğimizde; “1898’de Ödemiş’te; 59 tane, Tire’de; 38 tane ve Bayındır’da ise 11 tane iptidai mektebi var. 1919 yılında ise, Bayındır’da; 48 Zükur (erkek) ve 1 İnas (Kız)  mektebi, Ödemiş’te; 46 Zükur ve 4 İnas mektebi, Tire’de de 1 Zükur ile 2 İnas mektebi bulunuyor.” Sayıların gittikçe azalması, dönemin “Köylü Gazetesi”nce ele alınır. Köylülerin yakınmalarına sayfalarında şöyle yer verilir:”Hükümet İzmir’de de fukara evladını okutacak bir mektep bulamazsa nasıl bir mesuliyet altınad ezileceğini hüsn etmeli değil mi? Ne olacağız? Nereye gidiyoruz.”(8)

*****

 

Yıl 1900: Ödemiş Öğretmenleri YİRMİÜÇ ay maaş alamıyor!

“Maarif idaresinin iptidai mekteplerine karşı doğrudan bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Maarif Komisyonlarının görevi, iptidai mekteplerinin ve burada okuyacak talabelerin sayısına arttırmak, maarif gelirlerini iyi idare ve muhafaza etmek, muallim maaşlarını düzenli olarak göndermekti. Fakat maarif gelirleri yeterli olmadığı için muallim maaşlarının ödenmesinde sıkınıtı çekilmiştir.” Taa 103 yıl öncesinin acı gerçeklerini anlatan satırlar bunlar. Sıkı durun, yaşanan bir gerçeği okuyacaksınız.”Mesela 1900 yılında Ödemiş kazası iptidai mektepleri muallimleri YİRMİÜÇ aylık maaşlarını alamamışlardır.”  1. Dünya savaşı’ndan sonra öğretmenler maaşlarının azlığını bahane ederek ya istifa ya da okulları terk ediyorlar. Bu tepkiler sonunda yeni bir yapılanmayı doğuruyor.”Bu sıralarda iptidai mektepleri muallimleri tarafından ‘İzmir Muallimin Cemiyeti’  kuruldu. Bu cemiyet İzmir muallimlerinin teşkilatlanmasında ilk nüvedir.”(9)

*****

Rüşdiye Mektepleri Açılıyor

“İzmir’de bir rüşdiye mektebinin açılması için Maarif Meclis-i Umumi, 6 Şubat 1856 tarihinde “İzmir Mekatib Sıbyan Nizamnamesi” ile birlikte Mekteb-i Rüşdiye Nizamnamesi’ni de kabul etti.” Aradan yıllar geçiyor ve sırasıyla “Ödemiş’te 1873’te, Tire’de 1876’da ve Bayındır’da 1885’te rüşdiye mektepleri”(10) açılıyor.                  25 Ağustos 2003 / Ticaret

*****

Yıl, 1894. Çırak Mektepleri Açılıyor...

“Çırak Mektepleri: 1894 yılında vilayetlere gönderilen talimatnamenin birinci maddesine göre ‘esnaf yanlarında çıraklık eden çocuklara mahsus olmak üzere’ Çırak Mektepleri açılacaktı. İptidai seviyede kurulacak olan bu mektepler muavin-i evvel ve bir muavin tarafından idare edilecektir. İsterlerse usta ve kalfalar da Çırak Mektebi’ne devam edebileceklerdir.” Günümüzdeki Çıraklık Okulu benzeri bir yapılanma. Usta ve kalfaların da katılması ilginç geldi bana. Okuyacakları derslere gelince:”Talebeler birinci sınıfta; Elifba-yı Osmanî, Ecza-yı Şerife, Hesap, Tecvid, ikinci sınıfta; Kuran-ı Kerim, İlm-i Hal, Hatt, İmla ve Hesap, üçüncü sınıfta; Kuran-ı Kerim, İlm-i Hal, Muhtasar Tarih-i Osmanî, Hatt-ı İmla, Kesr-i İşarı, ve Muhtasar Coğrafya dersleri okutulacaktır.”  Sayısına gelince “Bayındır, Ödemiş ve Tire’de birer çırak mektebi” açılmıştır 1894 yılında.(11)

*****

Ödemiş’in İlk Özel Okulu: Darülirfan Mektebi / Yusuf Rıza Mektebi...

Osmanlı Devleti’nde de bugünkü gibi özel okullar açılmıştı. “1869 Maarif Nizamnamesi”ne dayanarak açılan bu okullar “bazı mahallerde cemaatler tarafından veya gerek teb’ayı Devlet-i Aliyye ve gerek teb’ayı ecnebiyeden efrad ve eşhasdan biri canibinden ücretli veya ücretsiz olarak ihdas ve tesis olunan mekteplerdi.”  Ödemiş’te açılan ilk özel okul, “1897 yılında Yusuf Rıza efendi tarafından kurulan Darülirfan Mektebi”dir. Ücreti, “Mektebin leyli ücreti 18 Osmanlı lirası idi. Bu miktarın üç taksitte ödenmesi zorunluydu.”(12)

*****

Maaşlara Bak Maaşlara...

Cumhuriyet ilan edilmiştir. O dönemde (1922-1923 ders yılı) İzmir vilayetindeki mekteplerdeki idareci ve eğitimcilerin aldıkları maaşa göre mevcutlarına bir bakalım isterseniz:”1922-1923 ders yılında Ödemiş 20, Bayındır ve Tire 11’er okula sahip. 500-1000 kuruş alan eğitimci sayısı; Ödemiş’te 52, Tire’de 26 ve Bayındır’da 21 tane. 1000-1500 kuruş alan eğitimci sayısı; Tire ve Ödemiş’te 2, Bayındır’da ise 1 tane.”(13) O zamanın kuruşları, bugünün kaç parasına denk geliyor bilemiyorum...

*****

 

Ege Bölgesi Köy Öğretmenleri Derneği Önce Bayındır’da Kuruldu...

Artık çok partili hayata geçilmiştir. Öğretmenlerin de sorunları vardır. Bunlara çözüm bulmak, seslerini yönetenlere daha gür biçimde duyurmak için dernekleşmeye başlarlar. “Merkezi Bayındır’da olmak üzere 1949 yılı Mayıs başlarında Köy Öğretmenleri Derneği kuruldu. Derneğin Başkanı Mehmet Ali Vural, İkinci Başkanı Halil Akyavaş, Sekreteri Şerif Yalman, Muhasibi Sıtkı Çeviral, Veznedarı Yusuf Okutan, üyeleri Burhan Emekçi ve Ahmet Tavaslıoğlu idi. 1950 yılı Ocak ayında derneğin Ödemiş Şubesi açıldı. Ege Bölgesi Köy Öğretmenleri Derneği’nin kısa sürede pek çok şubesi tesis edildi.”(14) Şimdiki Akbank’ın olduğu yerde tahta merdivenlerle çıkılan bir binanın üst katındaydı yanılmıyorsam...

*****

Öğretmensizlik Nedeniyle Okul Kapanıyor...

1928-1929 ders yılında İzmir vilayetinde 14 mektep kapanmıştır.  Bu mektepler Ödemiş’in Kemer, Bozyaka, Doğancılar; Bayındır’da Hasköy, Yakacık, Kızıloba; Tire’de Akşehir”  olmak üzere toplam 7 tanesi Küçükmenderes Havzasındaki köy okullarıdır. Bir de okul sayıları ile öğrenci toplamlarına bakalım:”1927-1928 ders yılında Ödemiş’te 23’ü gündüzlü, 1’i yatılı olmak üzere 24 okul; Tire’de 19 okul; Bayındır’da ise 17 okul vardır. Tire’nin 73 kız, 389 erkek olmak üzere 1.262; Bayındır’ın ise, 685 kız, 254 erkek olmak üzere toplam 939 öğrencisi vardır.”  Okul sayıları karşılaştırıldığında  “Ödemiş kazası % 10.1’lik bir nispetle ikinci sırada bulunmaktadır. Ödemiş kazası % 9.3’le öğrenci bakımından ikinci sırayı” almaktadır. (15)

*****

İzmir’den Sonra En Fazla Öğretmen Ödemiş ve Tire’deymiş...

   Dört eğitim-öğretim yılı incelendiğinde şu rakamlar ortaya çıkmaktadır:”1922-23 ders yılında; Ödemiş’te 42 (E), 12 (K) olmak üzere toplam 54 öğretmen, Tire’de 21(E), 7(K) olmak üzere toplam 28 öğretmen, Bayındır’da 16 (E), 6(K) olmak üzere 22 öğretmen görev yapmış. 1925-26 ders yılında bu sayılar Ödemiş’te 62 (49 (E), 13(K)); Tire’de 33 (24 (E), 9(K)); Bayındır’da ise 25 (21 (E), 4(K)’e yükselmiş. 1932-33 ders yılında da Ödemiş’te 90 (67 (E), 23(K)); Tire’de 25 (13 (E), 12(K)); Bayındır’da ise 23 (21(E), 2(K))’e varmış. 1939-40 ders yılında bu sayılar daha da yükselmiş. Ödemiş’te 151’e, Tire’de 62’ye, Bayındır’da ise 36’ya çıkmış.”(16) Rakamlar daha dikkatli incelendiğinde erkek öğretmenlerin üçte biri oranında kadın öğretmen çalışmış. Tablodaki sayılara bakarak söylersem, “İzmir kazasının arkasından en fazla öğretmene Ödemiş, Tire...” sahip bulunmaktadır.          27 Ağustos 2003 / Ticaret

*****

Ortaokullar Açılıyor...

  “İzmir dışında Ödemiş’de 1932, Tire’de 1940, Bayındır’da 1948 yıllarında ortaokullar açıldı.”(17) Bu sıralamaya göre, Ödemiş yine başı çekmektedir eğitim konusunda...

*****

İmam ve Hatip Mektebleri İlk Önce Tire ve Ödemiş’de Açılıyor...

   Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile medreselerin kapatılması üzerine İmam ve Hatip Mektepleri açılmaya başlanıyor. “İzmir’de önce Tire ve Ödemiş kazalarında açılan İmam ve Hatip Mektebleri 1 Eylül 1924 tarihinde kapatılarak, İzmir merkez şehrinde tesis edilmesi kararlaştırıldı.”(18) Ama uzun ömürlü olmuyor. Sonunda 1925-1926 yılında kapatılıyor.

*****

 

Kızılçullu Köy Enstitüsü Öğretmenleri İşbaşında

    Amerikalıların binaları düzenlenerek kurulmuş olan “Kızılçullu Köy Enstitüsü mezunu köy öğretmenleri İzmir vilayetinin köylerine tayin edilmekteydi. Bu öğretmenler devletten düzenli maaş alan memurlar konumunda değildi. Köy Enstitüsü mezunu öğretmenler, geçimlerine yetecek kadar bir arazi işleyerek, devletçe kendilerine verilen hayvanların kuvvet ve ürünlerinden faydalanarak ve kuracakları işlerden alacakları gelirle geçineceklerdir. 1942-45 yılları arasında köy enstitüsü mezunu öğretmenler için Ödemiş’de 24 ev, 1 okul; Tire’de 8 ev, 2 işlik; Bayındır’da ise 5 ev” yapılıyor.(19)

*****

Halk Okuma Odaları Açılıyor...

   Yazı devrimi sonrası halkı okur-yazar kılmak için Halk Okuma Odaları açılmaya başlanıyor. “1931-1932 ders yılında Ödemiş’de 60; Tire’de 23; Bayındır’da ise 30 Halk Okuma Odası açılıyor. 1933-1934 ders yılında da Tire’nin 22 köyünde 22; Bayındır’da ise 1’i merkezde 16’sı köyde olmak üzere toplam 17 Halk Okuma Odası açılıyor.”(20) Cumhuriyet Devrimi, böylece dört bir yana yayılıyor...

*****

Kütüphanelerin Sayısı  Arttırılıyor...

   “Cumhuriyetin ilk yıllarında orta muallim mekteplerinde ve liselerde talebelerin bilgilerini ve kültürlerini artırmak için kütüphaneler açılmaya başlamıştır. Maarif  Vekaleti’nin gönderdiği ve diğer yollarla elde edilen kitaplarla kütüphaneler zenginleştiriliyordu.”  Şimdi de bu yeni açılan kütüphaneleri görelim:

Ödemiş’teki Kütüphaneler:

1-    Çakırzade Ahnet Efendi Mektebi’nde evkaf (Vakıf)’a ait 1861 yılında kurulmuş,  toplam 1.095 kitap

mevcutlu bir kütüphane.

2-    Türk Ocağı binasında,  Türk Ocağı Kütüphanesi 1923’te açılıyor. 444 tane kitabı var.

3-    Zafer Mektebi’nde 1922 yılında kurulmuş, toplam 104 kitabı olan bir kütüphane açılmış.

4-    Birlik nahiyesinde Sarıberber Mektebi’nde evkaf (Vakıf)’a ait toplam 351 kitabı olan bir kütüphane.

Tire’deki Kütüphane :

1-    Evkafa ait Necip Paşa Kütüphanesi 1827 yılında kurulmuş. 1.015 kitabı var.

Bayındır’da Kütüphane :

1-    Türk Ocağı binasında 1922 yılında açılmış Türk Ocağı Kütüphanesi. 46 adet kitabı var...”(21)

*****

Yerel Basın

“Efe, Ödemiş (8 Şubat 1947-31 Temmuz 1948) ve Yeşil Tire (12 Nisan 1948-1 Ağustos 1959)”(22) olmak üzere iki tane yerel basın organına rastlıyoruz. “Efe, Ödemiş”  birbuçuk yıl hizmet vermiş. “Yeşil Tire” ise, onbir yıl boyunca ilçenin sorunlarına ışık tutmuş...

*****

Halk Dershaneleri Açılıyor...

“Cumhuriyet’in ilanından sonra Maarif Vekaleti halk eğitimi konusunda ciddi bir ilerleme gösterememiştir. Türk Ocakları bu eksikliği gidermek için halk eğitiminde büyük gayret sarfetmiştir. Bu gayretlerin bir emaresi olarak, İzmir’de ve kazalarında Halk Dersaneleri açmıştır. 1926 yılı Ocak ayında Ödemiş, Bayındır, .... ve Bozdağ’da birer Halk Dersanesi açıldı.” Öğrenim süresi iki yıl olan Halk dersanelerinin iki sınıfı bulunacak. Amacı, okuma-yazma bilmeyenlere öğretmek, aynı zamanda kendilerine “Hesap ve Malumat-ı Vataniye gibi temel dersleri öğretmektir. Muallimlere ders başına 50 kuruştan 75 kuruşa kadar ders ücreti verilecektir.”(23) Halk Dersanelerinden “8’i Tire’de, birer tanesi de Ödemiş ile Bayındır’da” açılıyor. Öğrenci toplamları ise; “Tire’de 301, Ödemiş’de 65, Bayındır’da 53’tür.” Öğretmen sayılarına bakarsak; “Tire’de 11, Bayındır’da 3, Ödemiş’de 2” tane olduklarını görürüz...(24)

 

____________________

(1)Sadiye Tutsak, İzmir’de Eğitim ve Eğitimciler (1850-1950),T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları Kültür Eserleri Dizisi/ 374, Birinci Baskı, 2002-Ankara, s. 29. ISBN: 975-17-2933-5

(2)Tutsak, a.g.e., s. 44.

(3)Tutsak, a.g.e., s. 69.

(4)Tutsak, a.g.e., s. 70.

(5)Tutsak, a.g.e., s. 79.

(6)Tutsak, a.g.e., s. 101-103.

(7)Tutsak, a.g.e., s. 113.

(8)Tutsak, a.g.e., s. 128-129.

(9)Tutsak, a.g.e., s. 130-131.

(10)       Tutsak, a.g.e., s. 138.

(11)       Tutsak, a.g.e., s. 203.

(12)       Tutsak, a.g.e., s. 204-205-214.

(13)       Tutsak, a.g.e., s. 248.

(14)       Tutsak, a.g.e., s. 274.

(15)       Tutsak, a.g.e., s. 287.

(16)       Tutsak, a.g.e., s. 301.

(17)       Tutsak, a.g.e., s. 303.

(18)       Tutsak, a.g.e., s. 337.

(19)       Tutsak, a.g.e., s. 369.

(20)       Tutsak, a.g.e., s. 395.

(21)       Tutsak, a.g.e., s. 399-400.

(22)       Tutsak, a.g.e., s.406.

(23)       Tutsak, a.g.e., s. 412.

(24)       Tutsak, a.g.e., s. 413.