Demirci Mehmet Efe

 

Tencerem dolu ayran

Ben gezerim seyran seyran

Demirci'nin arkadaşı

Ödemişli Kör Bayram

 

Bayram aman değil mi

Demircioğlu ceylan değil mi

 

Atın boynunda kayış

Atın önünden savuş

Canın kavga istiyorsa

Git Demircioğlu'na kavuş

 

Kal'a yaptım hanoldu

Demircioğlu Avrupa'ya şan oldu

 

Ödemiş'i bastılar

Çalıyı mavzer astılar

Demirci'nin kamasından

Yunanlılar kaçtılar

 

Tabancamın demiri

Kostak Adile'm bu da Allah emri

 

Ödemiş kavakları

Dökülür yaprakları

Bize de derler Demircioğlu

Yıkarız konakları

 

Dağlar dumansız

Demircioğlu dinsiz imansız

 

Alçak yüksek yüksek tepeler

Kulağında elmas küpeler

Çam dibinde yaslanıyor

Eli mavzerli çeteler

 

Kal'a yaptım hanoldu

Demircioğlu Avrupa'ya sanoldu

 

 

Türkünün Hikayesi

1885-1959 yılları arasında yaşayan Demirci Mehmet Efe, Yörük Ali Efe'yle birlikte Kurtuluş Savaşı sırasında Ege yöresinde büyük yararlar göstermiş en ünlü Efelerdendir.

 

Türk Ansiklopedisi'nde Demirci Efe'yle ilgili şu bilgiler veriliyor:

 

"İstiklal Harbinde yararlığı görülen efelerden biri. Nazilli ilçesinin Piribeyli köyündendir. Efe olmadan demircilik yapardı. Bunun için Demirci sanı ile ün yapmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında kendisine karşı yapılan onur kırıcı bir işten dolayı kaçmış, köyüne dönerek zeybek olmuş, dağa çıkmıştır.

 

15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'e girmesi üzerine Ulusal Savaşa katıldı. Düşman Nazilli'ye gelince, Demirci Efe'nin zararsız duruma getirilmesi için kendisine önemli armağanlar göndererek generallik vaadinde bulundular. Demirci Efe, bunları geri çevirerek, düşmanla savaşa girişti. Bu arada düşmanın elinde bulunan Nazilli'deki silah deposunu basarak hepsini kendi adamlarına dağıttı. Zeybekler ordusunun Demirci Alayını kurmaya başladı. 10 Temmuz'da Aydın'ın doğusundaki Umurlu'ya gelerek Cephe Komutanı Binbaşı İsmail Hakkı Bey'in komutasına girdi. Burada asker toplayarak alayının gücünü artırdı, daha bir çok efeler de onun emrine girdiler. Böylece Demirci Efe kuvvetleri önemli bir birlik oldu. 16 Temmuzda düşman elinde bulunan Aydın'a bir saldırıda bulundu, üstün ateş karşısında

ilerleyemedi. Bundan yararlanmak isteyen Yunan kuvvetleri karşı saldırıya geçtilerse de başarı sağlayamadılar. Bundan sonra yapılan Fata, Adagide baskınlarında düşman perişan bir duruma sokuldu. Para toplamak üzere Denizli'ye gönderdiği Söke'li Ali Efe'nin öldürülmesi ve adamlarının şehirden kovulması üzerine, Demirci Efe, Denizli'yi basarak, kendisini karşılamaya çıkan memurları hemen öldürttü. Ali Efe'nin ölümünden sorumlu tuttuğu yüz kadar kişiyi de kurşuna dizdi, şehri yakacağını bilirdi. Bu kararından güçlükle

vazgeçirildi. Bu olaydan sonra ünü her yerde yayıldı. Emrinde bulunan 10 bin kişiyle Aydın cephesinde düşman saldırılarını durdurmada başarı sağladı. 5 Ekim 1919'da Aydın Cephesi Umum Kuva-yi Milliye Komutanı oldu. (...)"

 

Demirci Efe, bu görevden sonra da mücadeleye devam ediyor. Savaştan sonra köyüne çekiliyor ve ölünceye kadar köyünde yaşıyor.

 

Demirci Mehmet Efe, Yörük Ali Efe ve daha birçok efe Kurtuluş Savaşı'nın Ege cephesinde, Gizik Duran gibiler Toros cephesinde, Karayılan ve arkadaşları ise Antep yöresinde doğrudan görev almışlardır. Bu örnekler, erdemli eşkıyaların toplumun çıkarlarına uygun gördükleri bir eylemde rahatlıkla görev alabileceklerinin açık örnekleridir.

(Kaynak: Öyküleriyle Halk Türküleri - Hamdi Tanses)

Diğer Türkülerimiz için tıklayın